Sevda Karaca’dan Soma ve Polyak tepkisi: Ülke talan sahasına, işçi ucuz pazara çevrildi
- manisaisciduragi

- 25 Şub
- 2 dakikada okunur
EMEP Gaziantep Milletvekili Sevda Karaca, bütçe görüşmelerinde belgeleriyle ortaya koyduğu “talan ve ucuz işçi” pazarlığının Soma ve Polyak Maden’deki ağır sonuçlarına dikkat çekti.

Emek Partisi (EMEP) Gaziantep Milletvekili Sevda Karaca, ülke topraklarının ve işçilerin sermayeye nasıl “ucuz pazar” olarak sunulduğunu somut örneklerle teşhir etti. Bütçe görüşmelerinde belgeleriyle sunulan “talan” politikasının bugün Soma Termik Santrali ve İzmir Kınık’taki Polyak Maden’de işçilere zulüm olarak döndüğünü belirten Karaca, iktidarın “Bizde işçi ucuz, topraklarımız zengin, gelin kullanın” diyerek ülkeyi pazarlamasının acı sonuçlarının yaşandığını vurguladı.
“Soma’da Torku’nun kasası büyüdü, işçi sefalete sürüklendi”
2015 yılında özelleştirilerek Torku’ya (Konya Şeker) satılan Soma Termik Santralindeki süreci aktaran Karaca, o günden beri patronun kasası büyürken işçilerin adım adım sefalete sürüklendiğini ifade etti. 2025 yılı sonunda imzalanan toplu iş sözleşmesi farklarının, işçilerin tüm itirazlarına rağmen patron tarafından taksitlere bölünmesine tepki gösteren Karaca, özelleştirmeden sonra sürekli düşen ücretlerin, şu an zamlı haliyle bile yoksulluk sınırının yarısı kadar kaldığını hatırlattı.
“Denetim yok, işçi zehir soluyor”
Santraldeki bakımsızlığın sadece işçinin canını değil, halkın hizmet alma hakkını da gasbettiğini söyleyen Karaca, tesisat ve malzemelerin bakımlarının yapılmaması nedeniyle işçilerin “her an iş kazası olabilir korkusu” altında çalıştırıldığını belirtti. Baca filtresi takılmadığı için işçilerin zehir soluduğunu ve bu sürede tek bir iş sağlığı ve güvenliği denetimi yapılmadığını vurgulayan Karaca; bu bakımsızlık nedeniyle 40 bin haneye sıcak su ve elektrik verilemediğine de dikkat çekti.
“21 milyarlık borç ve ücretsiz izin saldırısı”
2025 Temmuz’undan beri TKİ’nin borç nedeniyle santrale kömür vermeyi durdurduğunu ve 21 milyar liralık bir borçtan söz edildiğini kaydeden Karaca, santralde üretimin yarım yamalak yapıldığını ifade etti. Konya Şeker’in şimdi de “kazanamıyorum” diyerek 87 işçiyi süresiz ücretsiz izne çıkardığını belirten Karaca, işçilerin santral önünde işleri için direndiğini söyledi.
“Polyak’ta 60 milyon avroluk madene 100 lira bedel”
Benzer bir zulmün İzmir Kınık’taki Polyak Maden’de yaşandığını belirten Sevda Karaca, FİBA Holding’in işçi düşmanlığına dayanan siciline değindi. Pandemi döneminde üretimi durdurmamak için işçileri konteynerlerde yatıran, telafi çalışmasıyla uzun saatler çalıştıran ve 800 metre altında güvenlik önlemi almayarak 45 işçinin yaralandığı göçüğe davetiye çıkaran şirketin, şimdi de şaibeli bir satışla gündemde olduğunu belirtti. Şirketin yüzde 70’inin Çinli bir firmaya satılması sürecinde, işletme içindeki 60 milyon avro değerindeki malzemeye rağmen satış bedelinin “100 TL” olarak gösterildiği iddialarını gündeme getiren Karaca; Rekabet Kurumu ve MAPEG’in bu devri mali ve teknik yeterlilik açısından yeniden incelemesi gerektiğini ifade etti.
“Özelleştirmenin kaçınılmaz sonucu”
İki aydır ücretlerini ve promosyonlarını alamayan, Bağımsız Maden-İş Sendikasında örgütlü Polyak işçilerinin başlattığı büyük yürüyüşe destek veren Karaca; Soma, Polyak ve Divriği’deki işçilerin aynı sömürü çarkında olduğunu söyledi. İşçilerin iki aylık ücret alacakları, tazminat teminatı, iş güvencesi ve iş güvenliği taleplerinin arkasında olduklarını belirten EMEP Milletvekili Sevda Karaca, “Bütün bunlar, özelleştirmenin kaçınılmaz sonucu olarak yaşanıyor. İşçilerin güvenceli iş, insanca yaşayacak ücret ve insanca çalışma koşulları taleplerinin arkasındayız” dedi.
(Evrensel)




İşçinin vekili vallahi helal olsun